Sorularınız mı var?

Sıkça Sorulan Sorular ve Hukuki Süreç Rehberi

Alaz Hukuk Bürosu Sıkça Sorulan Sorular (SSS) sayfasına hoş geldiniz. Bu platform, Türkiye’deki hukuki mevzuatlar çerçevesinde; dava açma süreçleri, mahkeme masrafları, vekalet işlemleri, boşanma protokolleri, işçi alacakları ve kiracı tahliye süreçleri gibi konularda doğru ve güncel bilgiye ulaşmanız için tasarlanmıştır. Aşağıdaki kategorilerde yer alan cevaplar, Türk Ceza Kanunu, Medeni Kanun ve İş Kanunu gibi temel yasalar referans alınarak hazırlanmıştır. Hukuki sorunlarınıza hızlı bir ön bakış sağlamak ve Alaz Hukuk’un çalışma prensipleri hakkında bilgi edinmek için ilgili başlıkları inceleyebilirsiniz.

“Burada yer alan cevaplar genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendine özgü farklılıklar gösterebilir.”

Avukata vekaletname nasıl verilir?

Hukuki işlemlerinizi adınıza yürütebilmemiz için noterde düzenlenmiş bir vekaletnameye ihtiyacımız vardır. Herhangi bir notere giderek, Alaz Hukuk Bürosu’nun vergi ve kimlik bilgilerini ibraz edip “Genel Dava Vekaletnamesi” çıkartabilirsiniz. Boşanma veya şirket işlemleri gibi özel durumlar için notere mutlaka işlem türünü belirtmelisiniz (Örn: Boşanma için fotoğraflı özel vekaletname gerekir).

Evet, açabilirsiniz. Bulunduğunuz ülkedeki Türk Konsolosluğu’na giderek adımıza vekaletname çıkarmanız yeterlidir. Vekaletname aslını bize kargo ile ulaştırdığınızda, siz Türkiye’ye gelmeden tüm hukuki süreçlerinizi adınıza başlatıp takip edebiliriz.

Türk hukukunda (bazı istisnai ceza davaları hariç) kişilerin kendilerini avukatla temsil etme zorunluluğu yoktur. Ancak, usul hukuku kuralları, süreler ve yasal prosedürler son derece karmaşıktır. Haklıyken usul hatası nedeniyle hak kaybına uğramamak için profesyonel bir avukatla çalışmanız şiddetle tavsiye edilir.

Evet. İş hukuku, ticari davalar ve tüketici uyuşmazlıkları gibi birçok alanda dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu hale gelmiştir. Alaz Hukuk Bürosu olarak, dava yoluna gitmeden önce müvekkilimizin lehine olabilecek en hızlı çözümü (sulh, uzlaşma veya arabuluculuk) öncelikli olarak değerlendiririz.

Dava süreleri; mahkemenin iş yoğunluğu, davanın türü, delillerin toplanma süreci ve Adli Tıp gibi kurumlardan gelecek raporlara göre değişkenlik gösterir. Adalet Bakanlığı’nın belirlediği “Hedef Süreler” olsa da, ortalama bir hukuk davası yerel mahkemede 1-2 yıl sürebilir. İstinaf ve Yargıtay süreçleri bu süreye dahil değildir.

Hayır. Eğer bir avukatınız varsa, (boşanma davalarında hakimin tarafı bizzat dinlemek istediği durumlar veya ceza davalarındaki sorgu işlemleri hariç) duruşmalara katılma zorunluluğunuz yoktur. Avukatınız sizi tüm duruşmalarda temsil eder ve duruşma sonrası size bilgi verir.

Alaz Hukuk Bürosu olarak şeffaflık en önemli ilkemizdir. Duruşma tutanakları, ara kararlar ve bilirkişi raporları sisteme düştüğü an müvekkillerimizle paylaşılır. Ayrıca e-Devlet üzerinden “UYAP Vatandaş Portal” aracılığıyla dosyanızdaki tüm evrakları anlık olarak kendiniz de takip edebilirsiniz.

Davayı kaybetmeniz durumunda; dava konusu hakkı alamamanın yanı sıra, karşı tarafın avukatlık ücretini ve mahkeme masraflarını ödemekle yükümlü olursunuz. Bu riskler, dava açılmadan önce tarafımızca size detaylıca anlatılır ve “Risk Analizi” yapılır.

Avukatlık Kanunu gereğince avukatların ücretsiz iş yapması veya danışmanlık vermesi yasaktır (istisnai haller hariç). Ofisimizde veya online olarak gerçekleştirilen detaylı dosya incelemesi ve hukuki mütalaa hizmetleri, Türkiye Barolar Birliği tarifesine göre ücretlendirilir.

Hayır, veremez. Avukatlık bir “sonuç” değil, “özen” yükümlülüğüdür. Hiçbir avukat bir davanın %100 kazanılacağını garanti edemez çünkü karar mercii mahkemelerdir. Biz, hukuki bilginiz ve tecrübemizle lehinize karar çıkması için gereken tüm hukuki yolları eksiksiz kullanacağımızı taahhüt ederiz. “Kesin kazanırız” diyen kişilere itibar etmemenizi öneririz.

Dava masrafları, davanın türüne ve talep edilen tazminat miktarına (müddeabih) göre değişir. Dava açılırken devlete ödenen “Başvuru Harcı” ve “Peşin Harç” gibi kalemler vardır. Dava açılmadan önce size yaklaşık masraf tutarını içeren bir ödeme planı sunulur.

Ofisimiz “Göktürk Merkez Mahallesi 1. Begonya Sokak İstanbul Caddesi Arcadium Life 3 Kat:1 Daire:22 Eyüpsultan/İSTANBUL” adresinde yer almaktadır. Hafta içi 09:00 – 18:00 saatleri arasında hizmet vermekteyiz. Müvekkillerimizle daha verimli ilgilenebilmek adına görüşmelerimizi randevu sistemi ile yürütmekteyiz.

Evet. Ofisimiz İstanbul Eyüpsultan’da olsa da, teknolojik altyapımız ve UYAP sistemi sayesinde Türkiye’nin 81 ilindeki davaları takip edebilmekteyiz. Şehir dışı duruşmaları için yetki belgeli avukat ağımızı veya bizzat katılım yöntemini kullanıyoruz.

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma davaları, tarafların boşanmanın tüm sonuçları (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) üzerinde uzlaştığı ve bunu bir protokol ile mahkemeye sunduğu davalardır. Mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişmekle birlikte, genellikle tek celsede ve dava açıldıktan sonra 1 hafta ile 3 ay arasında sonuçlanır.

Evet. Dava çekişmeli olarak açılmış olsa bile, yargılamanın her aşamasında taraflar anlaşmaya varabilirler. Hazırlanacak bir “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” mahkemeye sunularak dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılabilir.

Hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması şartıyla; WhatsApp yazışmaları, SMS kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve fotoğraf/video kayıtları boşanma davalarında (özellikle sadakatsizlik iddialarında) delil olarak kullanılabilir. Ancak casus yazılımla elde edilen veya izinsiz ses kaydı gibi hukuka aykırı deliller mahkemece kabul edilmez ve suç teşkil edebilir.

Velayet düzenlemesinde mahkemenin temel kriteri “Çocuğun Üstün Yararı”dır. Çocuğun yaşı, eğitim durumu, ebeveynlerin yaşam tarzı ve maddi/manevi durumu incelenir. Genellikle “anne bakımına muhtaç yaşta” (0-6 yaş) çocukların velayeti anneye verilir, ancak bu kesin bir kural değildir; annenin çocuğun hayatını riske atması durumunda velayet babaya verilebilir.

Kendi isteğimle istifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?

Genel kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatı alamaz. Ancak; “Haklı Nedenle Fesih” (maaşların ödenmemesi, mobbing, SGK primlerinin eksik yatırılması vb.), evlilik (kadın işçiler için evlendikten sonra 1 yıl içinde), emeklilik veya askerlik nedeniyle işten ayrılma durumlarında istifa edilse dahi kıdem tazminatı hakkı saklıdır.

Sigortasız işçi çalıştırmak yasalara aykırıdır. Bu durumda “Hizmet Tespit Davası” açarak çalıştığınız günlerin sigortalı sayılmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca sigortasız çalıştırılmak, işçi için haklı fesih sebebidir; iş sözleşmesini feshedip kıdem tazminatı ve diğer alacaklarınızı talep edebilirsiniz.

İşten haksız yere çıkarıldıysanız, işyerinde 30 veya daha fazla işçi çalışıyorsa ve en az 6 aylık kıdeminiz varsa; fesih bildiriminden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade talebinde bulunabilirsiniz.

Ev sahibi kiracıyı hangi durumlarda evden çıkarabilir?

Ev sahibi “kafasına göre” kiracıyı çıkaramaz. Tahliye için haklı sebepler gereklidir:

  1. Kiracının kirayı ödememesi (İki haklı ihtar veya temerrüt).

  2. Ev sahibinin veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ihtiyacı.

  3. 10 yıllık uzama süresinin dolması.

  4. Kiracının tahliye taahhütnamesi vermiş olması. Bu sebepler yoksa sözleşme bitse bile kiracı oturmaya devam edebilir.

Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için; kira sözleşmesi imzalandıktan sonraki bir tarihte (örneğin eve taşındıktan 1 ay sonra) imzalanmış olması, yazılı olması ve tahliye tarihinin net olması gerekir. Kira sözleşmesiyle aynı gün baskı altında imzalatılan taahhütnameler geçersiz kabul edilebilir.

Evet, konut kiralarındaki %25 artış sınırı 1 Temmuz 2024 itibarıyla sona ermiştir. Kira artış oranı, aksi kararlaştırılmadıkça “TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) 12 Aylık Ortalaması”nı geçmemek kaydıyla ev sahibi ve kiracı arasında belirlenir.

Miras reddi (Reddi Miras) nasıl yapılır?

Murisin (ölen kişinin) borçları malvarlığından fazlaysa, mirasçılar borçtan sorumlu olmamak için mirası reddedebilirler. Mirasın reddi, ölüm tarihinden itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılacak sözlü veya yazılı beyanla gerçekleştirilir.

İcra İflas Kanunu’nda yapılan son değişikliklerle; borçlunun ve ailesinin yaşamsal faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli olan eşyalar (buzdolabı, çamaşır makinesi, koltuk takımı, yatak vb.) haczedilemez. Ancak aynı eşyadan evde iki tane varsa (örn: iki televizyon) biri haczedilebilir veya antika/lüks değeri olan eşyalar haczedilebilir.

Eğer telefonla veya tebligatla ifadeye çağrıldıysanız, paniğe kapılmadan gitmeniz gerekir; aksi takdirde “zorla getirme” kararı çıkabilir. Ancak ifade vermeye gitmeden önce mutlaka bir avukata danışmanız, olayın hukuki niteliğini öğrenmeniz ve mümkünse ifadeye avukatınızla birlikte gitmeniz, ileride telafisi imkansız hatalar yapmanızı engeller. “Susma hakkı”nızı kullanabileceğinizi unutmayın.

Cezanın infazı tamamlandıktan sonra adli sicil kaydı (arşiv kaydı hariç) kural olarak silinir. Ancak arşiv kaydının silinmesi için suçun türüne göre 5, 15 veya 30 yıllık sürelerin geçmesi ve mahkemeye “Memnu Hakların İadesi” veya kayıt silme talebiyle başvurulması gerekebilir. Otomatik silinme her zaman gerçekleşmeyebilir. Ayrıca E-Devlet üzerinden Adli Sicil Silme ve Düzeltme talebinde de bulunulabilir.

Evet. E-Devlet üzerinden Adli Sicil Silme ve Düzeltme talebinde bulunulabilir. 

Sıkça Sorulan Sorular

Hukuki süreçler, çoğu zaman teknik detaylar, belirsizlikler ve zaman baskısı nedeniyle kişiler ve kurumlar için zorlayıcı olabilir. Hak kaybı yaşama endişesi, sürecin ne kadar süreceği ve maliyetlerin ne olacağı gibi sorular, hukuki uyuşmazlıkların en başında gündeme gelir. Bu noktada doğru zamanda hukuki destek almak, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır.

“Avukata ne zaman başvurmalıyım?”, “Dava açmadan önce hangi yollar izlenmeli?”, “Dava süresi ve masraflar neye göre belirlenir?” gibi sorular, müvekkillerimizin en sık yönelttiği konular arasındadır. Bu soruların yanıtları; uyuşmazlığın türüne, somut olayın özelliklerine ve uygulanacak mevzuata göre değişiklik gösterebilir.

Alaz Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizi yalnızca sonuç hakkında değil, sürecin tamamı boyunca açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirmeyi temel ilke ediniyoruz. Her dosyayı kendine özgü koşullarıyla ele alıyor, standart çözümler yerine somut olaya uygun hukuki yaklaşımlar geliştiriyoruz.

Bu bölümde yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. En doğru ve sağlıklı değerlendirme için, hukuki durumunuza özel danışmanlık almak üzere Alaz Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Haklarınızı Korumak İçin Burdayız.

Hukuki haklarınızın korunması ve süreçlerinizin profesyonelce yönetilmesi için yanınızdayız. Göktürk’teki ofisimizde sizinle tanışmaktan memnuniyet duyarız