Günümüz iş dünyasında rekabet avantajı elde etmek, sadece iyi bir ürün veya hizmet sunmakla değil; aynı zamanda sağlam bir hukuki altyapıya sahip olmakla mümkündür. Küresel ekonominin ve yerel mevzuatın hızla değiştiği bir ortamda, ticari kararların hukuki risk analizleri yapılmadan alınması, telafisi güç mali kayıplara yol açabilmektedir. Alaz Hukuk Bürosu olarak, ticaret ve iş hukukunu sadece bir uyuşmazlık çözüm aracı olarak değil, işletmelerin büyüme stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.
İstanbul Göktürk’teki merkezimizde, start-up aşamasından köklü şirketlere kadar geniş bir yelpazede kurumsal danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Temel yaklaşımımız, müvekkillerimizin ticari hedeflerini anlayarak, bu hedeflere giden yolda karşılaşılabilecek hukuki engelleri önceden tespit etmek ve bertaraf etmektir. “Koruyucu Avukatlık” modelimizle, şirketlerin sözleşme süreçlerini, işçi-işveren ilişkilerini ve vergi yükümlülüklerini en başından hukuki güvence altına alıyoruz. Bu sayede, müvekkillerimizin vaktini ve enerjisini mahkeme salonlarında değil, işlerini büyütme yolunda harcamalarını sağlıyoruz.
Hukuki süreçlerin, özellikle boşanma ve miras gibi konularda, taraflar üzerinde yarattığı duygusal ve maddi yükü hafifletmek temel önceliğimizdir. Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde; müvekkillerimizin haklarını en üst seviyede savunurken, sürecin her aşamasında şeffaf bilgi akışı ve tam gizlilik taahhüdü veriyoruz. Her vaka, kendi içinde özel bir strateji gerektirir ve Alaz Hukuk Bürosu‘nda dosyalar standart kalıplarla değil, somut olayın tüm özellikleri titizlikle analiz edilerek yönetilir.
Şirketler hukuku, bir işletmenin doğumundan (kuruluş) gelişimine (birleşme ve devralma) ve gerektiğinde tasfiyesine kadar olan tüm süreçleri kapsayan dinamik bir alandır. Alaz Hukuk Bürosu olarak; Anonim ve Limited şirketlerin kuruluşu, ana sözleşmelerin hazırlanması, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının hukuki denetimi gibi temel işlemleri titizlikle yönetiyoruz. Şirketlerin kurumsal yönetim ilkelerine uyumunu sağlayarak, ortaklar arası uyuşmazlıkların önlenmesi adına hissedarlar sözleşmeleri (shareholders agreements) hazırlıyoruz.
Ticari hayatın kalbi olan sözleşmeler hukuku alanında; bayilik, acentelik, franchise, alım-satım ve gizlilik sözleşmeleri gibi pek çok teknik metni, müvekkillerimizin ticari menfaatlerini maksimize edecek şekilde kurguluyoruz. Ayrıca, haksız rekabetin önlenmesi, marka ve patent haklarının korunması ile ticari alacakların tahsili (icra-iflas süreçleri) konularında, şirketlerin nakit akışını ve itibarını koruyacak agresif ve sonuç odaklı bir takip yürütüyoruz.
İş hukuku, işletmeler için hem en büyük risk alanlarından biri hem de kurumsal kültürün temelidir. Alaz Hukuk Bürosu, işçi ve işveren arasındaki dengenin, yasalar çerçevesinde kurulması ve korunması için kapsamlı danışmanlık vermektedir. İş sözleşmelerinin hazırlanması, iş tanımlarının yapılması ve personelin işe alım-işten çıkarılması süreçlerinin İş Kanunu’na uygun yönetilmesi, şirketlerin yüksek tazminat risklerinden korunması adına hayati önem taşır.
İşe iade davaları, kıdem ve ihbar tazminatı talepleri, fazla mesai alacakları ve iş kazalarından doğan tazminat sorumlulukları konularında; hem işverenlerin kurumsal savunmasını yapıyor hem de hak kaybına uğrayan bireysel müvekkillerimizin haklarını savunuyoruz. Özellikle “mobbing” (işyerinde psikolojik taciz) iddiaları ve ayrımcılık yasağı ihlalleri gibi hassas konularda, güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda stratejik savunmalar geliştiriyoruz. Amacımız, uyuşmazlıkları mümkün olduğunca arabuluculuk aşamasında çözümleyerek, yargılama giderlerini ve süreci optimize etmektir.
Tüketici koruma mevzuatının genişlemesiyle birlikte, şirketlerin sundukları mal ve hizmetlerden doğan sorumlulukları da artmıştır. Alaz Hukuk Bürosu; ayıplı mal veya hizmetlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, Tüketici Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri nezdinde müvekkillerini temsil etmektedir. E-ticaret platformlarının mesafeli satış sözleşmeleri, garanti belgeleri ve satış sonrası hizmetler konusundaki hukuki yükümlülüklerinin denetlenmesi, şirketlerin itibar kaybını önlemek adına verdiğimiz temel hizmetler arasındadır.
Vergi mevzuatı, karmaşıklığı ve sürekli değişen yapısıyla işletmeler için yönetilmesi zor bir alandır. Vergi hukuku uzmanlığımızla; vergi ziyaı cezaları, usulsüzlük cezaları ve ödeme emirlerine karşı yapılacak itiraz süreçlerini yönetiyoruz. Vergi mahkemelerinde açılacak iptal davaları ile idarenin hukuka aykırı tarhiyatlarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, şirketlerin vergi planlaması süreçlerinde hukuki görüş vererek, yasal sınırlar dahilinde maliyet optimizasyonu yapmalarına destek oluyoruz.
Bunun yanı sıra, kısa ve uzun dönem ikamet izinleri, çalışma izinlerinin alınması, yabancı sermayeli şirket kuruluşları ve yabancıların Türkiye’deki miras veya gayrimenkul edinimi süreçlerinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü konularında uluslararası standartlarda hukuki destek sağlıyoruz.
Ticari uyuşmazlıklarda başarı, sadece hukuk bilmekle değil, ticaretin dilini konuşmakla gelir. Alaz Hukuk Bürosu olarak kurumsal müvekkillerimize şu standartları taahhüt ediyoruz:
Hızlı Reaksiyon ve Erişilebilirlik: Ticaret beklemeyi sevmez. Acil gelişen sözleşme revizyonları veya hukuki krizlerde, müvekkillerimize en hızlı şekilde hukuki görüş ve destek sağlıyoruz.
Önleyici Hukuk Denetimi (Check-up): Şirketlerin mevcut sözleşme yapılarını ve İK süreçlerini periyodik olarak denetliyor, uyuşmazlık doğmadan önce zayıf noktaları güçlendiriyoruz.
Uluslararası Bakış Açısı: Av. Nida Deniz Selvi’nin ileri düzeyde Almanca bilmesi ve uluslararası eğitim geçmişi sayesinde, sınır ötesi ticari ilişkilerde ve yabancı ortaklı yapılarda dil bariyerini aşan, küresel standartlarda bir danışmanlık sunuyoruz.
Veri Odaklı Karar Alma: Ticari davalarda, karmaşık finansal verileri ve ticari defterleri analiz edebilen bir yaklaşımla, mahkeme nezdinde ispat gücü yüksek savunmalar kurguluyoruz.
Evet, Türk Ticaret Kanunu uyarınca; kanuna, ana sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan yönetim kurulu veya genel kurul kararlarına karşı, pay sahipleri veya yönetim kurulu üyeleri belirli süreler içinde “İptal Davası” açabilirler.
Hayır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların üzerinde anlaştığı ve bir tutanağa bağlanan hususlar hakkında sonradan dava açılması hukuken mümkün değildir. Bu tutanak, ilam (mahkeme kararı) niteliğindedir. Bu nedenle arabuluculuk masasında uzman bir avukatla temsil edilmek hayati önem taşır.
Marka tescili, ticaret unvanından farklı olarak, ürün veya hizmetinizi rakiplerinizden ayıran işaretleri koruma altına alır. Tescilsiz bir markayı kullanmak, başkasının hakkına tecavüz teşkil edebileceği gibi, yıllarca yaptığınız yatırımın bir başkası tarafından “haksız kullanımına” da zemin hazırlar. Marka koruması, ticari itibarın hukuki sigortasıdır.
İş dünyasının dinamiklerine uygun, kurumsal sürdürülebilirliği hedefleyen ve ticari riskleri minimize eden stratejik hukuk danışmanlığı.
Hukuki haklarınızın korunması ve süreçlerinizin profesyonelce yönetilmesi için yanınızdayız. Göktürk’teki ofisimizde sizinle tanışmaktan memnuniyet duyarız