Hukuk sisteminin en hassas ve sonuçları itibarıyla en ağır alanı hiç şüphesiz Ceza Hukuku ve İdare Hukuku’dur. Bir tarafta bireyin en temel hakkı olan kişi hürriyeti ve güvenliği, diğer tarafta ise devletin egemenlik gücüne dayanan yaptırımları yer alır. Alaz Hukuk Bürosu olarak, bu hassas dengede müvekkillerimizin lekelenmeme hakkını, masumiyet karinesini ve adil yargılanma hakkını en üst seviyede savunuyoruz. İstanbul Göktürk merkezli ofisimizde, soruşturma aşamasının ilk saniyesinden infaz sürecinin son gününe kadar müvekkillerimizin yanındayız.
Ceza yargılaması sadece mahkeme salonlarında verilen bir mücadele değil; delillerin toplanması, hukuka aykırı kanıtların ayıklanması ve savunma stratejisinin titizlikle kurgulanması sürecidir. Aynı disiplin, bireyin devlet karşısındaki haklarını koruyan İdari Yargı süreçleri için de geçerlidir. İdarenin her türlü eylem ve işleminin hukuk denetimine tabi olması, hukuk devletinin gereğidir. Biz, bu denetimin etkin bir şekilde yapılması ve hukuka aykırı idari işlemlerin iptal edilmesi adına profesyonel bir yol haritası sunuyoruz.
Ceza hukuku, hata kabul etmeyen ve telafisi güç hak kayıplarına yol açabilen bir alandır. Alaz Hukuk Bürosu, soruşturma evresindeki karakol ve savcılık ifadelerinden başlayarak, sürecin her aşamasında müvekkillerine refakat eder. Gözaltı, tutuklama talebiyle sevk veya adli kontrol kararları gibi hürriyeti kısıtlayıcı işlemlere karşı ivedilikle itiraz süreçlerini yönetiyoruz. Ağır Ceza Mahkemeleri ve Asliye Ceza Mahkemeleri nezdinde görülen davalarda; ekonomik suçlar, bilişim suçları, taksirli eylemler ve şahsa karşı işlenen suçlarda etkin bir savunma makamı oluşturuyoruz.
Savunma stratejimizde, sadece mevcut delilleri değerlendirmekle kalmıyor; müvekkil lehine olan delillerin toplanmasını talep ederek maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını hedefliyoruz. İstinaf ve Yargıtay süreçlerinde, dosyanın hukuki denetiminin en ince ayrıntısına kadar yapılmasını sağlayarak, yerel mahkeme kararlarının üst mahkemelerce titizlikle incelenmesini sağlıyoruz.
Ceza yargılamasının kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanması, hukuki mücadelenin bittiği anlamına gelmez. İnfaz Hukuku, hükümlülerin yasal haklarının korunması, cezaevi koşullarının denetimi ve özgürlüğe kavuşma sürecinin hukuki takibidir. Alaz Hukuk Bürosu olarak; koşullu salıverilme (şartla tahliye) tarihlerinin hesaplanması, denetimli serbestlik haklarından yararlanma, cezanın infazının ertelenmesi ve infazın durdurulması gibi konularda uzman danışmanlık sağlıyoruz. Müvekkillerimizin infaz kurumlarındaki hak ihlallerine karşı gerekli başvuruları yaparak, insan onuruna yakışır bir infaz süreci geçirmelerini hedefliyoruz.
Kamu gücünü kullanan idarenin, bireylere yönelik tesis ettiği işlemlerin hukuk sınırları içinde kalması bir zorunluluktur. İdarenin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından herhangi biri yönüyle hukuka aykırı olan işlemlerine karşı İptal Davası açılması, demokratik bir haktır. Alaz Hukuk Bürosu, özellikle imar hukuku, disiplin cezaları, memur atama ve yer değiştirme işlemleri ile idari para cezalarına karşı yürütülen davalarda geniş tecrübeye sahiptir.
Ayrıca, idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğundan kaynaklanan zararların tazmini için açılan Tam Yargı Davaları (tazminat davaları) ile müvekkillerimizin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesini sağlıyoruz. Yürütmenin Durdurulması talepli başvurularımızla, dava sonuçlanana kadar telafisi güç zararların doğmasını engelliyoruz.
Bu alanlarda başarı, detaycı bir dosya incelemesi ve mevzuat hakimiyeti gerektirir. Bizim çalışma sistemimiz şu temel ilkeler üzerine kuruludur:
Hızlı ve Yerinde Müdahale: Ceza hukukunda zaman, en kritik unsurdur. 7/24 ulaşılan bir avukat desteği, ifade sürecindeki hataları ve hak ihlallerini önlemenin tek yoludur.
Hukuka Aykırı Delillerle Mücadele: Dosyaya giren her türlü verinin “hukuka uygun yollarla” elde edilip edilmediğini denetliyoruz. Yasak usullerle elde edilen ifadelerin ve kanıtların hükme esas alınmaması için agresif bir hukuki mücadele veriyoruz.
Bütüncül Risk Analizi: Bir ceza davasının sonucu, sadece hürriyeti değil; iş hayatını, aile yaşantısını ve sosyal itibarı da etkiler. Tüm bu riskleri kapsayan 360 derecelik bir savunma planı hazırlıyoruz.
İdari Denetim Mekanizması: İdarenin karmaşık işleyişi içinde müvekkillerimizin haklarını korurken, idari başvuru sürelerini (30 ve 60 günlük hak düşürücü süreler) bir saat hassasiyetiyle takip ediyoruz.
Zorunlu olmasa da hayati derecede önemlidir. İfade sırasında verilen bir hatalı beyan, tüm davanın seyrini değiştirebilir. Müdafi yardımından yararlanma hakkı, anayasal bir haktır ve ifadenin her aşamasında bir avukatın bulunması, baskı ve yönlendirmeyi engeller.
Bazı durumlarda idari dava açmadan önce ilgili kuruma “İdari Başvuru” yapılması zorunludur. Ancak genel kural, işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi’nde dava açılmasıdır. Yürütmenin durdurulması isteniyorsa, dava dilekçesinde bu talebin gerekçeleriyle belirtilmesi gerekir.
Cezanın infazı tamamlandıktan sonra adli sicil kaydı silinir ancak arşiv kaydı kalmaya devam eder. Arşiv kaydının silinmesi için suçun türüne göre belirli sürelerin geçmesi ve Memnu Hakların İadesi (Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi) kararı alınması gerekebilir. Bu süreç, profesyonel bir dilekçe ve takip gerektirir.
Delil durumu, suçun niteliği ve kaçma şüphesi dikkate alınarak değerlendirilir.
Tüm delillerin sunulması, tanık ifadeleri ve usule uygun savunma ile suçsuzluk iddiası desteklenir.
Hak ve özgürlüklerin korunması, adil yargılanma hakkının tesisi ve idarenin hukuka aykırı işlemlerine karşı etkin savunma stratejileri.”
Hukuki haklarınızın korunması ve süreçlerinizin profesyonelce yönetilmesi için yanınızdayız. Göktürk’teki ofisimizde sizinle tanışmaktan memnuniyet duyarız